Zikir, Tesbih ve Dua Programı

“Rabbim! Beni sana çokça şükreden, seni çokça zikreden, senin azabından çekinen, sana hakkıyla itaat eden, sadece senin için eğilen, daima sana yalvarıp yönelen bir kişi eyle! (İbn Mâce, Duâ, 2.)

Zikir, Mümin kalplerin neşesi, ıstıraplı gönüllerin huzur kaynağıdır; "Bilin ki, kalpler ancak Allah'ın zikriyle huzur bulur. ( Rad, 1 3/28) '' ayetinde buyrulduğu gibi, manevi huzura açılan kapının anahtarıdır.
 
Zikir, Allah’ın birliğini, sonsuz kudretini ve yüceliğini dile getirmek, O’nun nimetlerini tefekkür ve tezekkür etmektir. Zikir, bizi Rabbimizden uzaklaştıracak her şeyi kalbimizden söküp atmaktır. Hamd ile Allah’ı tesbih etmek ve O’na gönülden ibadet etmektir.
 
Değerli Hocamız, üstadımız Abdullah Demircioğlu ile Ramazan boyunca Cuma günleri "Zikir, Tesbih ve Dua" başlığı altında canlı yayın ile huzurlarınızdayız. 

"Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru." (Al-i İmran Suresi, 191) ayet-i kerimesinde buyrulduğu gibi Rabbimizi zikrediyoruz, anıyoruz. 

Peygamber Efendimizin ashabına tavsiye ettiği üzere ki; Ebü’d–Derdâ radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ashâbına:

 “Size en hayırlı, Allah katında en değerli, derecenizi en fazla yükseltecek, sizin için sadaka olarak altın ve gümüş dağıtmaktan daha kazançlı, düşmanla karşılaşıp da sizin onların boynunu vurmanızdan, onların da sizi öldürmesinden daha çok sevap getirecek amelin ne olduğunu haber vereyim mi?” diye sordu. Onlar da:
"Evet, söyle." dediler. Resûl–i Ekrem de:
“Allah Teâlâ’yı zikretmektir.” buyurdu. (Tirmizî, Daavât 6. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 53.)
Allah Teala´yı zikrediyor, dualarda buluşuyoruz.
 

Diğer Yazılarımız