Makaleler / 40 MAKALE / Abdullah DEMİRCİOĞLU Kimdir

resimler/resim_20160606142845.jpg

Abdullah DEMİRCİOĞLU Hocaefendi, 1949 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde tamamladıktan sonra Trabzon İmam-Hatip Lisesi’ne başladı. Sonrasında Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü’nü kazandı. Buradan 1972 yılında mezun oldu.

Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü’nde öğrenci iken Niğde’nin Çamardı ilçesinde “vaiz” olarak görev yaptı. Mezuniyet sonrası Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi ve Trabzon’un Arsin ilçesinde “müftü” olarak bu görevi deruhte etti.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi İhtisas Kursu’na katıldı. İslamî ilimler alanındaki bu ihtisas kursunu başarıyla tamamlayarak Haseki Eğitim Merkezi’nin ilk mezunlarından oldu.

1980’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nca, Belçika’daki devlet okullarında görev yapmak üzere İslam din dersi öğretmeni olarak atandı. Belçika’da ilkokul, ortaokul ve liselerde 17 yıl kadar İslam Din Dersi Öğretmeni olarak görev yaptı.

Belçika’ya geldiği günden beri resmi görevinin yanı sıra almış olduğu manevî vazife doğrultusunda camilerde fahri olarak vaaz ve sohbetler vermeye başladı. Kürsülerden gönüllere hitap ederek tasavvufî yaşantının güzelliklerini insanlara anlattı. Feyizli ve bereketli sohbetlerinden müstefit olanların sayısı günden güne artıyordu.

Hizmetlerin daha aktif ve düzenli yürümesi için Belçika’da 1980’li yılların başlarında İslam Hizmet Vakfı’nı kurdu. Böylece ilk tohum atılmış oluyordu. Uzun yıllar bu vakıf çatısı altında çeşitli hizmetler güzel bir şekilde yürütüldü.

Bunun devamı ve meyvesi olarak 2005 yılında Belçika’da İslam İlahiyat Fakültesi’ni kurarak hizmette yeni bir çığır açmış oldu.

Öncülüğünü yaptığı ve kurucusu olduğu İslam İlahiyat Fakültesi’nde İslâmî alanda dersler vererek hali hazırda üniversite öğrencisi yetiştirmektedir. Bunun yanı sıra “Tasavvuf” ve onun inceliklerini kürsülerden anlatarak insanımızın hidayeti ve doğru yolu bulması icin büyük gayret sarf etmektedir.

Üniversite yıllarında iken tanıştığı ve inâbe aldığı son devrin büyük Allah Dostları’ndan Mustafa Hayri Öğüt (k.s.) Hazretlerinin manevî terbiyesi altında yetişti ve kendisinden son derece feyz aldı.

Arif-i Billâh Mustafa Hayri Öğüt Efendi (k.s.) Hazretlerinin sağlığında iken kendisine “Zülcenâheyn” (iki kanatlı, zâhirî-bâtınî ilim dolu) diye taltif ettiği ve bu sıfatı verdiği, son derece nazik bir üslupla “Müftî Efendi” diye hitap ettiği, zaman zaman kendi emri doğrultusunda o günkü ihvanlara sohbet ettirdiği ve bizzat kendisinin de dinlediği, hayatta iken irşat vazifesini yapması için icazet verdiği ve baş halife olarak bıraktığı Abdullah DEMİRCİOĞLU Hocaefendi, şeriatsız (İslâm´sız) bir tasavvufun olamayacağını her zaman savunmuştur ve bunu vurgulamıştır.

Şeriat, Tarikat, Hakikat, Marifet dörtlüsü çok sık bahsettiği temel prensibidir. Kendisi; önce ‘Şeriat gemisine’ binmek gerektiğini, sonra ‘Tarîkat denizinde’ yol alıp ‘Hakîkat’ ve ‘Ma‘rifet´e ulaşmanın yani ‘Allah’a vâsıl olmanın’ mümkün olabileceğini her sohbetinde vurgulamaktadır.

Cenab-ı Allah (c.c.), bizleri hidayetten ayırmasın. Hidayet verdikten sonra da bir daha dalalete düşürmesin.

Hakk Teâlâ; kendisine uzun, sağlıklı ve bereketli bir ömür ihsan eylesin.

Âmin…

Bookmark and Share

   Bu habere ilk yorumu siz yazabilirsiniz.